Kalp krizinden korkmayın!Doç. Dr. Selami Doğan Oluşturuldu: 2017-04-08 08:16:36
Görüntü Sayısı: 2173

Kalp krizinden korkmayın!

Son yıllarda kalp krizi görülme oranlarını arttı. Kalp damar hastalıkları daha çok erkeklerde belli yaştan sonra daha sık görülür. Kadınlarda ise daha çok menopozdan sonra ortaya çıkan bir hastalıktır.

Kalp krizinden korkmayın!

Kalbi besleyen damarların birisi tıkanıyor ve kalbin kasılan bölgesi hasar görebiliyor. Kalbin 3 tane besleyici damarı var. Bu damarların dalları kalp adalesini besliyor ve kalbin rahatça kan pompalamasını sağlıyor. Bu damarların birisi tıkanırsa kalp adalesi kansız ve oksijensiz kalıyor, beslenmiyor. Buna bağlı kalp zorlanabiliyor. İnsanlar genelde kalp krizini göğüs bölgesinde bir sıkışma, ağrı, daralma veya tıkanma olarak hissedebilir. Bazı insanlar soğuk terleme ya da omuz- sırt ağrısı şeklinde hissedebilir. Böyle durumlarda mutlaka kalp ve damar hastalıkları gündeme getirilip detaylı araştırma yapmak lazım. En kısa zamanda en yakın hastaneye başvurarak kalbe baktırılması gerekiyor.

EN İYİ TANI YÖNTEMİ ANJİYO

Kalp krizi şikayeti ile gelen hastalarda uygulanan ilk müdahaleler. Hasta sıkışıklık hissi ve bilinen kalp krizi şikayetleriyle geldiğinde fazla vakit kaybetmeden EKG çekerek, anjiyo laboratuarına alıyoruz. Hasta çok ciddi durumda gelmezse hemen anjiyoya almıyoruz. Muayene yapıyoruz, kan tahlili yapıyoruz, EKG, Efor çekiyoruz. Gerekirse birkaç gün sonra anjiyoya gönderiyoruz. Kalbin damarlarını anjiyo ile görüntülüyoruz. Nerede tıkanıklık var, kaç tane damarda tıkanıklık var diye bakıyoruz. Kalp damar hastalıklarının tanısında altın standart mutlaka anjiyo çekip damarları görüntülemektir. Kalpteki darlık kısa bir darlıksa anjiyo yapan kardiyolog damarı şişiriyor, oraya bir stent takıyor. Stentle o bölgeyi açıyor. Yani anjiyonun müdahale kısmına geçiyor. En iyi ihtimal bu. Bazı hastalarda yaygın damar hastalığı oluyor. 3-4 yerde darlıklar gördüğümüzde hastalara açık by-pass ameliyatı öneriyoruz.

BY-PASS AMELİYATLARINDA RİSK NEDİR?

Bu ameliyatı çok büyük ve önemli bir işlem olduğu için hastaya bunu iyi anlatmak gerekiyor. Tehlikesi nedir, başarı oranı nedir, iyileşme süreci nedir anlatmak gerekiyor. By- pass cerrahisinde yabancı cisimden oluşan bir parça kullanılmıyor. Kendi yedek damarlar kullanılıyor. Yeni damarların ömrü stente göre çok daha uzun oluyor. Stentte 5- 7 yıl sonra tekrar tıkanma gösterirken by-pass damarları 10-15 sene açık kalıyor. Daha kesin ve uzun ömürlü bir çözüm sağlıyor. Genelde hastamızı 3-4 saat by- pass ameliyatına hazırlıyoruz. Kan tahlili, akciğer filmi, solunum fonksiyon testleri yapıyoruz. Yaygın hastalık var mı diye bakıyoruz, ultrasonla şah damarlarına bakıyoruz. Hastayı genel anestezi için aç bırakıyoruz. Genel anestezi ile hasta uyurken ameliyatı gerçekleştiriyoruz. Ameliyat genelde 2 ile 2 buçuk saat arası sürüyor. Uyanma süreci 3-4 saat oluyor. İlk gün yoğun bakımda geçiyor. Daha sonra servise alıyoruz. Daha sonra ayağa kaldırıp yürütüyoruz. Hastalarımız genelde 4-5 gün içerisinde taburcu oluyor. Yaraların iyileşme süreci ise 3-4 haftayı buluyor. Bu sürede hastanın yanında bir refakatçi kalıyor. Hasta 1 ay sonra normal hayatına dönebiliyor.

Hasta bize başvurduğunda çok sıkışık bir durum yoksa önemli başka bir hastalığı yoksa by-pass cerrahisinin riski yüzde 1 yüzde 2 kadar düşük. Hastanın diyaliz durumu varsa, astım, koah hastalıkları varsa, obezite varsa, yaş çok ileriyse bu risk yüzde 20’lere, 30’lara kadar çıkabiliyor.

AİLESİNDE KALP HASTASI OLANLAR DİKKAT!

Kalp ve damar hastalıklarında kimlerin risk altına olduğu konusunda şunları söyleyebilirim. Sigara kullanımı, şeker hastalığı, hipertansiyon, yüksek kolesterol kalp damarlarını daha çok etkiliyor. Bu gruplarda, özellikle erkeklerde, genç yaşlarda bile kalp ve damar hastalıkları görüyoruz. Ailede birine stent takıldıysa ya da by-pass olduysa mutlaka genetik risk olduğu için diğer aile bireylerine de bakmak gerekiyor. Bu hastalık birinci derece aile bireylerinde de saklı olabiliyor. İnsanlar bunun farkında olamıyor. Bu durumlarda rutin check-up yaptırmakta fayda var. EKG, EKO, efor testi gibi basit yöntemlerle kalp damar hastalığı var diye bakmak mümkün. Kalp krizinden korkmayın. Risk var mı diye mutlaka baktırın. Tedavi imkanları çok iyi durumda.


Bu yazı Doç. Dr. Selami Doğan tarafından yazıldı ve 2173 kere izlendi.


Yorumlar

Yükleniyor...


İlgili Makaleler