SOSYAL TEMASIN NEDEN OLDUĞU HASTALIKLARUzm. Dr. Mehmet Uluğ Oluşturuldu: 2017-04-10 11:19:28
Görüntü Sayısı: 2410

SOSYAL TEMASIN NEDEN OLDUĞU HASTALIKLAR

İnsanoğlunun toplu halde yaşamaya ve sosyal ilişkiler kurmaya başlaması, taşıdığı mikroorganizmaları diğer bireylere aktarmasını da kaçınılmaz olarak beraberinde getirmiştir.

SOSYAL TEMASIN NEDEN OLDUĞU HASTALIKLAR

Sosyal ilişkiler, öpüşme ve tokalaşma ile damlacık enfeksiyonu olarak adlandırılan hastalıkların yanı sıra, boğaz – burun sekresyonlarının özellikle öpüşme sırasındaki bulaşmasına bağlı sistemik hastalıklar ortaya çıkabilmektedir. Damlacık yolu ile bulaşan hastalıklar; öksürük , aksırık ile havaya saçılan ve enfeksiyöz ajan içeren damlacıkların, duyarlı kişilerin solunum yoluna ulaşması ile gelişir.

Öpüşme ve damlacık (solunum) yolu ile sık bulaşan hastalıklar arasında; soğuk algınlığı, grip (influenza), SARS ( Ani gelişen ağır solunum yetmezliği), pnömoni, grup A beta hemolitik streptokok enfeksiyonları, çocukluk çağı hastalıkları (kızamık, kabakulak, suçiçeği, boğmaca, difteri gibi), menenjit, enfeksiyöz mononükleoz (Öpüşme hastalığı), tüberküloz, herpes (uçuk) sayılabilir.

Bilinenin aksine Hepatit B, Hepatit C, AIDS gibi hastalık etkenleri tükrükte bulunabilmekle birlikte, çok düşük miktarlarda bulunduklarından bu yolla bulaşmazlar. Travmatik olmayan yani kanla temasın söz konusu olmadığı öpüşmeler, sosyal öpüşmeler ve tokalaşma bu hastalıklar için bulaştırıcı değildir.

Enfeksiyon etkenlerinin pek çoğunun giriş bölgesinin boğaz- burun olduğu, etkenin ve hastalığın özelliğine göre burada kısa yada uzun bir çoğalma süreci geçirdikleri göz önünde bulundurulduğunda, öpüşmenin ve yakın sosyal temasın çok sayıda etkenin bulaşmasında önemli bir rol oynadığı açıktır. Bu nedenle özellikle kış aylarında enfeksiyon bulguları olan kişilerle öpüşmekten ve yakın sosyal temastan kaçınılması ve kalp hastaları, küçük bebekler, bağışıklık sistemi baskılanmış kanser hastaları ve önemli ameliyat geçirmiş kişilerin nekahat döneminde tümüyle sınırlı sosyal temasta bulunmaları kuvvetle önerilmektedir.


Bu yazı Uzm. Dr. Mehmet Uluğ tarafından yazıldı ve 2410 kere izlendi.


Yorumlar

Yükleniyor...


İlgili Makaleler