Tiroid cerrahisiOp. Dr. Alper Hacıoğlu Oluşturuldu: 2017-04-10 11:23:55
Görüntü Sayısı: 2680

Tiroid cerrahisi

Tiroid bezi nefes borusunun önünde her bir kanadı 2-3cm çapında kelebek şeklinde hormonlar üreten bir organdır.

Tiroid cerrahisi

tiroid bezi triiodotironin (T3) ve tiroksin (T4) adında iki hormon üretir. bu hormonlar vücudun nasıl çalışacağını ve besinleri nasıl metabolize edeceğimizi belirler. hormonlar iyot tuzu kullanılarak üretilir. bu nedenle iyot eksikliği veya vücudun iyotu kullanamadığı durumlarda yeterli hormon üretilemez. tiroid bezi bu durumda giderek büyümeye ve sonrasında nodül denilen daha yoğun hormon üreten bölgeler geliştirmeye başlar. tiroid bezinin bu hastalıklı hali nodülsüz veya nodüllü guatr olarak adlandırılır. nodülsüz guatr ne kadar hormon ürettiğine göre çeşitli hastalıklara işaret edebilir. tiroid bezi az hormon ürettiğinde buna hipotiroidi denir. bu durumdaki hastaların birçoğunda uzun süreli- kronik iltihap mevcuttur. buna hashimoto tiroiditi denir. iyort eksikliği veya iyotun vücutta yeterli kullanılamamasına bağlı guatr bazı bölgelerde daha sık görülen endemik guatrdır. bu guatr nodülsüz veya nodüllü olabilir. bazen tiroid bezi aşırı hormon üretir ve salgılar. bu duruma halk arasında zehirli guatr denir. nodülsüz olan zehirli guatr genellikle tiroide karşı vücut savunmasının aşırı duyarlı olduğu durumlarda ortaya çıkar. bu duruma graves hastalığı adı verilir. bazen zehirli guatr bir veya daha fazla nodülün aşırı hormon üretmesine bağlı olabilir. bunlara toksik nödül ve toksik multinodüler guatr denir.

tiroid hastalıkların tanı ve takibinde kan alınarak T3, T4 VE TSH hormon düzeylerine bakılır. ayrıca tiroid bezine ultrason ile bakılır. bu tetkiklerde ortaya çıkan sonuçlara göre yapılacak tetkik, takip ve tedaviye karar verilir. tiroid hastalıklarının büyük bir kısmı takip edilir veya ilaçla tedavi edilir. tiroid bezinin az çalışması durumunda levotiron veya euthyrox isimli tiroid hormonu içeren ilaçlar verilir, çok çalışması durumunda ise tiroid hormonlarının üretilmesini azaltan propycil veya thyromazol gibi ilaçlar verilir. tiroid hormon düzeyleri normalse ve tiroid ultrasonunda şüpheli nodül yoksa ilaçsız takip yapılır.

ilaçla kontrol altına alınamayan zehirli guatr, boyunda kozmetik bozukluğa, yutma güçlüğüne veya nefes darlığına neden olmuş büyük guatr, göğüs boşluğuna doğru büyüyen plonjan guat, tiroid bezinde kanser şüphesi bulunan şüpheli nodüllü guatr ve iğne biyopsisi ile tiroid kanseri teşhisi konulmuş olan hastalar ameliyat edilerek tedavi edilir. bu hastaların büyük bir kısmı tek veya çift taraflı olarak tiroid bezinin tamamının çıkarılması ile tedavi edilir.

yapılan boyun ultrasonunda tiroid bezinde nodül saptandığında bunun özelliklerine bakılır. düzensiz sınırlı, çok kanlanan, içinde kireçlenmeler içeren nodüller kanser açısından şüphelidir. 1cm’den daha büyük olan nodüllerden ince iğne ile ultrason eşliğinde örnekleme yapılarak patoloji uzmanı tarafından incelenir. sonuç kanser açısından şüpheli ise veya kanser teşhisi konulursa hasta ameliyat edilir. aksi durumda takip edilir. tiroid kanserlerinin büyük bir kısmı iyi yapılmış bir ameliyat ve sonrasında verilen radyoaktif iyot tedavisi (halk arasında atom tedavisi denir) ile tam olarak iyileşir. bazen tiroid kanserleri boyundaki lenf bezlerine sıçrayabilir. bu durumda boyunda etkilenebilecek tüm lenf bezleri de ameliyatla çıkarılır.

tiroid cerrahisinin ameliyat riskleri düşüktür. %1 kanama, %1-2 kalsiyum düşmesine bağlı uyuşmalar ve %1-2 oranında görülen ses kısıklığı ameliyat sonrası en sık görülebilecek sorunlardır. kanama durumunda hastanın tekrar ameliyata alınması gerekebilmektedir. kalsiyum düşmesi ve uyuşmaların büyük bir kısmı birkaç gün veya hafta içinde normale döner. ses kısıklıklarının bir kısmı sinirin gerilmesine bağlıdır ve kendiliğinden birkaç gün içinde normale döner. ses tellerine giden sinirlerin kesilmesine bağlı olan ses kısıklıklarının büyük bir kısmı iyi bir tedavi ve ses egzersizleri ile 6-7ay içinde normale döner. son birkaç yıldır tiroid ameliyatı sırasında cerraha ses tellerine giden sinirleri gösteren ekipmanlar kullanılmaya başladı. bunların kullanımı ile birlikte ameliyat sonrası ses kısıklığı riski binde bir gibi çok düşük oranlara gerilemiştir. bu yardımcı ekipman isteyen hastalarda hastanemizde de kullanılmaktadır.

Bu yazı Op. Dr. Alper Hacıoğlu tarafından yazıldı ve 2680 kere izlendi.


Yorumlar

Yükleniyor...


İlgili Makaleler