MEME CERRAHİSİOp. Dr. İbrahim Dolu Oluşturuldu: 2017-04-10 13:34:30
Görüntü Sayısı: 1427

MEME CERRAHİSİ

Meme kanseri dünyada kadınlarda en sık görülen kanserdir. günümüzde ortalama her 7-8 kadından birinde hayatının bir döneminde meme kanseri ortaya çıkar.


MEME CERRAHİSİ

Meme kanseri erken tespit edildiğinde tamamen tedavi edilebilen bir hastalıktır ve tamamen hastalıksız hale gelme olasılığı %95’in üzerindedir. bunun yanında meme kanseri çeşitli tarama yöntemleri ile erken teşhis edilebilir.

kendi kendine meme muayenesi meme kanserini erken tespit etmede önemli bir yardımcıdır. kendi kendine meme muayenesi ayakta ayna karşısında ve yatarak yapılmalıdır. bu muayene genellikle adetin başlangıcından 5-6gün sonra her ay yapılır. önceki muayeneden farklı bir bulgu ile karşılaşıldığında bir genel cerrahi uzmanına başvurmak gerekir.

meme hastalıklarının tanısında cerrah tarafından yapılan ayrıntılı emme ve koltukaltı muayenesi büyük öneme sahiptir. bu nedenle 40 yaş sonrası kadınların 6 ayda bir meme muayenesi yaptırması önerilmektedir. meme muayenesi dışında 40 yaş altındaki kadınlarda ultrason ilk başvurulan tanı testidir. 40 yaş üzerindeki kadınlarda mamografi ilk başvurulan yöntemdir. meme kanseri açısından erken adet yaşı, ileri yaşta doğum, az emzirme, aşırı kilo, kolesterol ve kan yağları yüksekliği, çeşitli hormon ilaçları kullanma, geç yaşta menapoz, ailesinde bir veya daha fazla kişide meme kanseri bulunması gibi risk faktörleri olan kadınların 6ay gibi aralıklarla meme muayenesi ve ultrasonu, yılda bir mamografi çektirmesi önerilmektedir. meme ultrasonu veya mamografiide şüpheli bir alan görüldüğünde bunun daha ayrıntılı incelenmesi, alanın ilaç tutma paternine bakılarak belli bir ölçüde iyi huylu- kötü huylu ayırımı yapılması için meme mr çekilmesi gerekebilmektedir.

memesinde şüpheli alan tespit edilen hastalara biyopsi yaparak doku tanısı almaları sağlanmalıdır. biyopsi ince iğne aspirasyonu veya kalın iğne ile yapılabilir. ince iğne ile basit bir enjektör yardımıyla örnek alınabilir. ince iğne ile alınan parçalar bazen yetersiz kalabilir, net bir tanı konulamayabilir. kalın iğne ile alınan biyospilerden tanı koyma olasılığı çok daha yüksektir. kalın iğne biyopsisi öncesi uyuşturma gerekir. hem ince, hem kalın iğne biyopsileri tam olarak hissedilemeyen alanlardan yapıldığında, ultrason, mr veya mamografi eşliğinde yapılabilir. buna görüntüleme eşliğinde biyopsi denir. işlem mamografi ile yapıldığında stereotaktik biyopsi adını alır.

bu biyopsi yöntemleri ile tanı konulamadığında, veya hasta bu yöntemlere uygun değil ise klasik cerrahi yöntemlerle de parça alınabilir. bunlar klasik cerrahi biyopsi ve tel ile işaretleme ve biyopsidir. klasik cerrahi biyopside meme derisinden bir kesi yapılarak şüpheli alan ulaşılır ve bu alan çıkarılır veya burdan parça alınır. şüpheli alan ele gelmiyorsa, çok küçükse ultrason veya mamografi eşliğinde bir tel ile şüpheli bölge işaretlenir. hasta ameliyathaneye alınarak telin işaret ettiği şüpheli bölge yine meme derisi kesilerek yapılır.

bu biyopsi yöntemleri dışında kabul eden hastalara dondurma yöntemi frozen inceleme denilen özel bir biyopsi şekli daha uygulamak mümkündür. tetkiklerinde meme kanseri açısından oldukça şüpheli alanı olan hastalar genel anestezi ile ameliyat edildir. şüpheli bölge cerrahi olarak çıkarılır ve hasta uyumaya devam ederken alınan doku dondurularak patoloji uzmanı tarafından incelenir. bu işlem ortalama 15-20 dakika sürmektedir. alınan parçanın sonucu iyi huylu gelirse açılan biyopsi yarası kapatılarak ameliyata son verilir. sonuç kötü huylu gelirse ameliyata devam edilerek meme kanseri cerrahisi uygulanır. meme kanserinin cerrahi tedavisinde 2 ana yöntem uygulanmaktadır. birinde kanserli bölge geride şüpheli doku kalmayacak şekilde geniş sınırlarla çıkarılır ve koltuk altına yayılım düşünülüyorsa koltuk altındaki lenf bezleri temizlenir. buna meme koruyucu cerrahi denir. bazı durumlarda ve bazı hastalarda meme koruyucu ameliyat yapmak mümkün olmayabilir. bu durumda memenin tamamı çıkarılır. buna mastektomi ameliyatı denir. eskiden koltuk altı lenf bezleri tüm hastalarda temizlenirdi. günümüzde mem başından verilen boyalar veya radyoaktif maddeler ile kanserin yayılma ihtimali olan ilk lenf bezi sentinel lenf bezi örneklemesi yapılarak koltuk altının temizlenmesine karar verilir. alınan bu sentinel lenf bezi frozen- yani dondurma yöntemi ile incelenir. bunda kanser yayılımı saptanmazsa koltuk altına müdahale edilmez. kanser sıçraması saptanan hastalarda koltuk altı lenf bezleri de aynı ameliyatla çıkarılır. bu hastaların çıkan parça sonuçlarına göre de bir kısmının ilaç veya işin tedavisi alması gerekebilmektedir. memenin kısmen veya tamamen alınması durumunda aynı ameliyatta uygun hastalarda meme kozmetiğinin sağlanması için silikon meme protezi, onkoplastik meme cerrahisi işlemleri, flep denilen çeşitli hasta dokuları ile onarım, meme küçültme veya büyütme işlemleri de yapılabilmektedir.

Bu işlemlerin ve ameliyatların tamamı hastanemizde de meme cerrahisi konusunda özel eğitim almış deneyimli cerrahlar tarafından yapılabilmektedir.

Bu yazı Op. Dr. İbrahim Dolu tarafından yazıldı ve 1427 kere izlendi.


Yorumlar

Yükleniyor...